Herkes konuşuyor. Herkesin söyleyecek bir sözü var. Konuşmayı ne çok seven bir milletiz. Okumuyoruz, araştırmıyoruz.Sadece sağdan soldan yarım yamalak duyduğumuz şeyleri ,doğrumu yanlışmı bilmeden sadece konuşuyoruz. Bugünlere böyle geldik işte. Kimse dinlemiyor. Dinlemeyi öğrenemedik çünkü biz.
Dinleyen birini gördünüzmü hiç ama gerçekten dinleyen birini ,varsada bir elin parmakları kadar sayısı. Aslında dinliyor gibi yapıyoruz. İlk bir iki cümleyi gerçekten dinliyoruz sonra bir an önce sussada ben konuşabilsem telaşına giriyoruz. Dinlememizin sebebide bu.. sırf bizi dinleyecek birini bulmuşken kaçırmamak için, başlangıçta dinliyor gibi yapıyoruz. Olmaz böyle olmaz. konuştuğum zaman karşımdakine birşeyler verebilmeliyim. Söylenecek söylemeye değer sözüm varsa konuşmalıyım. Dinlemeliyim. Karşımsakini anlamak için, ne bildiğini bilmeliyim. Bildiğini öğrenmeliyim. Sonra öğrendiğim şeyi araştırmalıyım, enine boyuna.Tartışmalıyım diğer fikri olan insanlarla sonra bir yargıya varmalıyım ve doğru bildiğimden emin olmalıyım. Sonunda paylaşamalıyım çevremdekilerle onlarda bilgi sahibi olabilsinler diye. Sonra dalga dalga yayılmalı bilgi. Budur anlamı olan .
Bu yüzden konuşmadan önce düşünmeliyiz konuşmaya değer mi diye. Dinlemeyide öğrenmeliyiz. Karşımızın gözünün içne bakarak dinlemeyi.. Dudaktan çıkan söze değil kalpten geleni duymalıyız. Samimi olarak dinlersek eğer birisini , kalplerimiz bağlanırsa birbirimize işte o zaman bizi de gerçekten dinleyecek birisini bulduk demektir.
--BENCE--
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder